Ana Sayfa  Sohbet  Türkiye  E-Kart    Messenger    Güzel Sözler  Fıkralar  Oyun  Radyo İletişim

GünLük GazeteLer :    GünLük Burcunuz :  



    ♥ Komik Şiirler

    Ben seninle birgün Kordon'da çay içebilme ihtimalini sevdim..

    Eğitim alanının ter kokan yeşil lekeli günlerinde

    (Gaziemir'de polenler uçuşurdu o zamanlar)

    özlemeye başladım herkesi..

    Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki adam gibi dışarıyı

    özlemeye başladım sonra...

    Bizim komutanlarımız vardı,bir de atmayı

    beceremediğimiz Tören Adımları

    Ter kokanarkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda lidercilik oynamaya başladık Ben manga komutanı oluyordum,sen tim komutanı

    geri kalanlar avcı eri...

    Anlamsız cümleler kuruluyordu komutanlarımızın

    yüzlerine karşı

    ve Askeri Literatüre inat bir Türkçe'yle...

    Takım komutanlarımızdan öğrendik Piyade Tüfeğiyle

    jimnastik yapmayı...

    Gaziemir'e usul usul polenler yağıyordu

    ve kapalı mekanlarda sigara içmemeyi öneriyordu

    disiplin yönetmelikleri

    Oysa tuvalette hiç sigara içmedim ben

    Disiplin kurulunda tartışılan vukaatım olmadı benim...

    (Taburca yapılan intikallerde kamyonun kasasından

    tüten dumanları saymazsak...)

    Binayı usul usul korku sarıyordu ve belli bir saatten sonra

    koridora çıkmamayı öneriyordu nöbetçi subay

    Oysa hiç savunmam alınmadı benim

    ve hiçbir disiplin tutanağında geçmedi adım...

    Vukaatların ortasında sevimli bir asker yüzüydüm sadece...

    Sana şiirler biriktiriyordum Harita Bilgisi

    defterimde,ama sen yoktun

    Ben senin beni arayabilme ihtimalini seviyordum öğlen istiraatlerinde... ıştima kargaşası seni hep zamansız,amansızca uzak bir diyara götürüyordu Ben senin benimle Kıbrıs şehitleri Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum.. Ben haftasonu Nizamiye den çıkabilme ihtimalimizi seviyordum...

    Eğitim yorgunluğu koğuşa çekiyordu bitkin bedenimi

    Ne yana baksam Kızılay'ın merkezi sanıyordum iştima

    alanının yalancı griliğini...

    Kamyon oluyordum bir süre

    Yanımızdan geçen siyah/beyaz flamayla yarışıyordum

    yanağım kamyon brandasının garantisinde..

    Kamyon oluyordum Sarnıç Çiftliğinden Seyir Tepe'ye...

    Soğuk bir kolayı bir de sigarayı başına koyuyordum

    isteklerimin listesinin..Coşuyordum

    Sonra iniyordum kamyondan

    İçtima alanından kantine giden ömrümün en uzun, ömrümün en kısa,

    ömrümün en çocuk,ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum..

    Çünkü sonunda sigara oluyordu,çay kokuyordu sonunda...


    Bir Nisan günü girdiğim sınavda vazgeçtim sivil hayattan

    ve bilgisayar ekranında 'YEDEK SUBAY' yazmasıydı

    beni buraya getiren..

    BEN BİZİM ASTEğMEN OLABİLME İHTİMALİMİZİ SEVDİM..



    Kasaların keskin kenarları batıyordu Elimin kesilmeye hazır nazır yerlerine, Sonra kablolar çekiyordum, Kopup duran bağlantıların iyice yaval olmalarında; Ne yana baksam ethernet

    Ve orman sanıyordum anakartların yalancı yeşilliğini;
    Networkler kuruyordum, Workgrouplar yapıyordum;
    Dosyalar kopyalıyordum bir bilgisayardan, bir iç bilgisayara
    Harddisk' in sesini başına koyuyordum, sevdiğim şarkıların listesinin;
    Sonra çıkıyordum Windows' tan
    Ve MS-DOS' tan UNIX' e giden
    Ömrümün en hızlı
    Ömrümün en yavaş
    Ömrümün en basit
    Ömrümün en sağlam işletim sistemini çalıştırıyordum,
    Çünkü sonunda server oluyordum.
    Master disk kokuyordun sonunda
    Doğuk ve şehirler arası otobüslerde vazgeçtim bilgisayarcı olmaktan
    Ve teknik servis çantamda MS-DOS disketleriydi duran
    Ben seninle bir gün
    IBM' in Ar-Ge departmanında
    Ben seninle sadece bilmek zorunda olanların bildiği
    Bir son kullanıcı bayisinde
    Ben seninle Ağrı Dağı' nın Van gölü' ne bakan yüzündeki herhangi bir bilgisayar dükkanında
    Ben seninle bir anakartın, karmaşık coğrafyasında kaybolabilme ihtimalini sevdim
    Ben senin bilgisayarcı olabilme ihtimalini sevdim...